Bir Sayfa Seçin

Duygusal Yaraları İyileştirmek Semineri

Duygusal Yaraları İyileştirmek Semineri

Duygusal yaralar, insanın kendisine verdiği değeri tahrip edebilir. İnsanın kendisine duyduğu saygıyı azaltabilir. İnsanın kendisine duyduğu doğal sevgiyi nefrete dönüştürebilir. Bütün bunlar negatif içsel diyaloglar ile birbirini güçlendiren bir süreçtir.

Düşük özdeğerli insanların temel gıdası duygusal acı ve üzüntüdür.

Diğer bağımlılar gibi, duygusal acı ve üzüntü bağımlıları da, kendilerini haksızlıklarının kurbanı olarak görürler ve her zaman daha fazlasını isterler. Kendilerini kandırırlar. İncinmek acısının üzerine çıktıklarını göstermek için “Haydi ne istersen yap, artık aldırmıyorum” derler. Acı duydukça daha fazla acı çekmek isterler.

Psikolojik yaralar, fiziksel yaralardan daha fazla acı verir. Bu yüzden psikolojik yaralara dikkat etmek ve tedavi etmeğe özen göstermek gerekir. Ne yazık ki, birçok kültürde bu ihmal edilmektedir. Psikolojik yaralara ve fiziksel yaralara farklı davranılmaktadır.

Psikolojik yaraların tedavi edilmeyişi, olumsuz anlamda kullanılan ‘ego’nun bu yara izlerinin etrafında bir koza gibi kendini örüşüne sebep olmaktadır. Bu yüzden ne kadar büyük bir egosu var dediğimiz çoğu insan, aslında “Tedavi edilmemiş ne kadar çok duygusal yarası var,” demek zorunda olduğumuz insandır.

Çoğu insan, duygusal olarak incinmiş kalplere nasıl davranacağını bilmiyor! Genellikle “Ona bir çay veya kahve ısmarla ve biraz sempati göster” yaklaşımı deneniyor ya da sabır göstermek, dikkati başka yöne çekmek, psikoterapiye başvurmak gibi yollar öneriliyor. Oysa ki, kırık kalplerin anlaşılmağa, sevgi ve merhamet duygusuna ihtiyacı var.

Duygusal Yaraları İyileştirmek adını taşıyan bu seminer, duygusal yaralarını iyileştirmek isteyen ve özdeğerini geliştirmek isteyen katılımcılara yardımcı olacak nitelikte.