Bir Sayfa Seçin

Diyalog Çemberi

Diyalog Nedir?

Neden Diyaloğa İhtiyaç Duyarız?

Ufak bir grubun içinde bile insanlar iletişim kurmakta zorlanıyorlar. Peki, nedir bunun sebebi? Belki bu soruya verilecek ilk yanıt, grubu oluşturan kişilerin birbirlerinden farklı fikir ve kabullere—sözgelimi hayatın anlamı hakkında, ülke çıkarları hakkında, dini inançları hakkında—sahip oluşu. Grup içinde birisi bu kabullere ters düşen bir fikir öne sürse, bir diğeri hemen kendini savunmak gibi davranış sergiliyor. Bu durumda, birbirinden farklı olarak sahip olduğumuz kabuller çatışkı yaratırlar. Böyle bir durumda ne yapılmalıdır? İşte tam bu noktada diyalog devreye girer.

Diyalog, insanların birbirleriyle konuşmalarının ve fikir alışverişinde bulunmalarının ötesinde bir arayışı ifade eden çok yönlü bir süreçtir. Yani diyalog, kabüllerimizin arkasındaki bütün baskıları ayrıntılarıyla ele almak zorundadır. Sadece kabülleri değil, onların arkalarında yatan düşünce yöntemlerini de…

Diyalog, düşünme sürecinin tamamını incelemeği ve onu tamamen değiştirmeği hedefler. Bizler düşüncelerin içerikleriyle ilgiliyiz, süreçleriyle değil.

Diyalog Çemberi

Diyalog için bir araya gelmiş bir grup için en uygun oturuş daire şeklinde oturmaktır. Bu oturuş doğrudan iletişim kurmak için çok uygun olduğu gibi, herhangi bir kişinin de öne çıkışını engeller. Prensip olarak diyalog lidersiz yürümelidir. Ancak başlangıçta bir kişi grupta konuşulanları gözlemlemek ve toparlamak görevini üstlenecektir. Toplumda herkes lidersiz bir yapılamayacağını düşünmekte, oysa belki de yapabiliriz.

Diyalog Çemberi Bir Terapi Grubu Değildir

Diyalog Çemberi bir terapi grubu değildir. Diyalog Çemberinde kimsenin tedavisiyle uğraşılmaz. Bu arada grup içinde tedavi olan da olursa güzel olur, ama amaç tedavi etmek değildir.

Hiçbir karara varmamız gerekmeyen, hiçbir şey yapmağa zorunlu olmadığımız, bir şey söylemek ya da söylememek konusunda tamamen serbest olduğumuz boş bir alana ihtiyacamız var. Herkese açık ve serbest bir alan. Öyle bir alan ki, içine ne istersek doldurabiliriz ve işimiz bitince tekrar boşaltıveririz. Herhangi bir şeyi biriktirmek gibi bir derdimiz olmaz.

Diyalog Çemberi’nde güdülerimizi, önyargılarımızı askıya alabilirsek ve hepsini inceleyebilirsek; işte o zaman hepimiz aynı bilinç halini paylaşıyor oluruz. İnsanlar endişelerini, çelişen farklı önyargılarını ve karşılıklı öfkelerini paylaşıp da hala orada durabiliyorlarsa (herkes sinirlendiğinde onu inceleyebiliyorsa,) o zaman bir ortak bilinçten söz edebiliriz.

Sizleri, statü ve güç farklılıklarını askıya alan, herkesi eşit seviyeye çeken, ön şartsız duymağa, dinlemeğe ve anlamağa davet eden diyaloğu deneyimlemeğe davet ediyoruz…